Kırklareli İli Merkez İlçesi Kuzulu Köyü sınırları içerisinde yapılması planlanan “RN:91508 (ER:3492173) Numaralı Sahada Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” projesine yönelik Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) halkı bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Proje sahasının hidrolojik, ekolojik ve sosyo-ekonomik hassasiyetleri göz önüne alındığında, daha önceki yargı kararları ve bilimsel veriler doğrultusunda projenin bölge için yapısal bir yıkım getireceği vurgulandı.
Hayvancılığın Kalbine Taş Ocağı Tehdidi
Kuzulu Köy Kahvehanesinde gerçekleştirilen ÇED toplantısında bir araya gelen yöre halkı, projeye geçit vermeyeceklerini net bir şekilde dile getirdi. Kırklareli genelinde en çok küçükbaş hayvan yetiştirilen köylerin başında gelen Kuzulu’da, meraların, otlatma alanlarının ve aile çiftliklerinin doğrudan merkezinde açılmak istenen taş ocağı büyük bir ekolojik ve ekonomik yıkım kaygısı yaratıyor.
ÇED Yönetmeliği gereğince düzenlenen toplantıda şirket yetkilileri ve proje sorumluları, köy halkının ve uzmanların yönelttiği kritik teknik, ekolojik ve hukuki sorular karşısında yetersiz kaldı. Halkın ve yaşam savunucularının projeye dair yönelttiği sorulara net ve tatmin edici yanıtlar verilmedi.
Köylüler ve üreticiler, patlatmalı madencilik faaliyetlerinin, ağır tonajlı kamyon trafiğinin ve kırma eleme tesislerinin yayacağı yoğun tozun; Binlerce küçükbaş hayvanın otlak alanlarını zehirleyeceğini, Bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini tamamen bitme noktasına getireceğini, Su kaynaklarını ve yerel ekolojiyi yok edeceğini vurguladı.
“Bu Proje Hukuka ve Bilime Aykırıdır, Süreç Sonlandırılmalıdır”
Istranca kütlesinin güney eteklerinde yer alan Kuzulu Köyü’nün içme suyu havzasının yukarı havza kısımlarında yer alan projenin; bitki-toprak-su dengesini bozacağı, dere yatağına sediment taşıyarak su kalitesini düşüreceği ve Kırklareli Barajı’nın beslenme alanını doğrudan etkileyeceği mahkeme kararlarıyla (Edirne İdare Mahkemesi Esas No: 2021/1416) hatırlatıldı. Karstik arazilerdeki yeraltı suyu hareketlerinin bu faaliyetle yok olacağı belirtildi.
Toplantıda söz alan Kırklareli Kent Konseyi Başkanı Abdullah Mutluer, projenin bölgenin ekolojisini ve geçim kaynaklarını tamamen bitireceğini belirterek, “Burası Babaeski alt havzası ve Kırklareli su kaynaklarının besleme sahasıdır. Aynı zamanda Trakya arısı gen kaynakları ve Kıvırcık koyunu koruma havzasıdır; binlerce hayvanın otladığı, arı kolonilerinin bulunduğu bu alana taş ocağı gelemez” dedi. Komşu Koruköy’deki toz tahribatına dikkat çekerek şirket yetkililerine seslenen Mutluer, “Ormanın içine girip bakın, yapraklar yarım santim toz içinde. Bu toz köyün ve bitkilerin üzerine çökecek, arıcılığı ve tüm üretimi direkt olarak yok edeceksiniz” uyarısında bulundu.
Kuzulu Köyü Muhtarı Şaban Turan ise toplantıda şunlara dikkat çekti, “Bölgede 6-7 bin küçükbaş, 500 büyükbaş hayvan var; burası binlerce hayvanın merası ve Kıvırcık koyununun yatağı. İstanbul’dan dönüp köyünde üretim yapan, üç haneye ekmek veren üreticilerimiz var. Taş ocaklarının yarattığı toz ve kirlilik yüzünden gebe koyunlar yavru atıyor” diyerek projenin hayvancılığı bitireceğini belirtti. Köyün su kaynaklarının ve çeşmelerin projeden doğrudan etkileneceğini vurgulayan Turan, “İki su kaynağımız yok olacak. Ben köy muhtarı olarak da köy halkım da bu ocağı kesinlikle istemiyoruz. Adam tarlasını, merasını elinden alıp bize üç kuruşluk iş teklif ediliyor; biz köyümüzden nereye gideceğiz?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Toplantıda söz alan ve şehirden dönerek köyünde hayvancılığa başlayan bir köy sakini ise şu çarpıcı değerlendirmede bulundu:
“Bu proje köyü göçe zorlayacak bir bölge, o derece. Mevcut taş ocağı zaten tozu köye kadar getiriyor; ‘sulu kırım yapılıyor’ diye ruhsat alınmış ama sulu kırım diye bir şey yok. 35 yıl aradan sonra köyüme dönüp ülkemize katkı olsun diye küçükbaş hayvancılık yapmaya başladım, ancak Tarım ve Orman Bakanlığı ‘hayvancılığı destekliyoruz’ derken ben bugüne kadar bir destek görmedim. Bir maden veya taş ocağı ruhsatı 3 ayda alınabilirken, ben 3 yıldır çiftlik ruhsatı alamadım. Bu proje bu köyün yok oluşuna sebep olacak.
Yani köy tamamen yok olacak. Köyün içme suyu, köyün bütün su bölgesi burası zaten. Yüksekteki bölge, köyün inen suyu orası. Yani bu şu andaki maden ocağı açıldığı zaman köyde yaşam olmaz, tarihten silinir. Belki de 620 yıllık, yani tarihini biraz araştırdığımıza göre 620 yıllık bir köyün yok olması. Proje bu.”
Doku Derneği Başkanı Göksal Çidem: Projenin bölgenin ekolojisine ve su kaynaklarına vereceği zarara dikkat çekerek, “Açmak istedikleri alan mera ve orman arazisi, köyün tek geçim kaynağı olan hayvancılık bu meralara dayanıyor. Daha önce burada iki proje iptal edilmişti, şimdi yine patlatmalı kalker ocağı projesi getirildi. Suyu besleme alanları üzerine patlatmalı taş ocağı yaparsanız hem yerüstü hem de yeraltı su rejiminin düzenini bozarsınız. Burası hem Kuzulu Köyü’nün içme suyu kaynağı hem de Kırklareli içme suyu havzası üstünde; Kırklareli içme suyu da büyük bir tehdit altında” uyarısında bulundu.
Ses Payı sahadan toplantıyı takip etti!
Sesimize Pay olmak için takip edin!
Daha fazla bilgi, geri bildirim veya önerileriniz için bizimle iletişime geçin: info@sespayi.com
Hak Sahibi / Yazar: Fatma BOZ
Web Sitemiz: sespayi.com
Sosyal Medya Hesaplarımız:





